22 Mayıs 2011 Pazar

Hayaller ve saplantılar

Herkesin hayatta herşeye sahip olabileceği ile ilgili teorinizi çok iyimser buluyorum. Fakat eğer biri hayatında birkez dener ve başarısız olup hayal kırıklığına uğrarsa ne yapmalıdır? (Antoine Rigal, Lyon, France)

Bazan Simyacı da geçen "Bir şey istediğinde tüm evren ona ulaşman için sana yardım eder" mesajının biraz kafa karışıklığına neden olabiliyor.

Bazı insanlar sonuçta onlara hiç bir faydası olmayacak şeyler isiyorlar. Hayat tuhaf: insanlar mutsuz olukları kadar daha mutlu olabilirler. Çözecek problemleri olduğu için varolduğunu düşünen dostlarım var. Bu problemler olmadan, bir hiç olduklarına inanıyorlar.

Evren, yapıcı yada yıkıcı olmalarına bakmaksızın tutkularımızın bir yankısıdır.

Kişi hayal ile saplantı arasındaki farkı aklından çıkarmamalıdır. Simyacı'da kişisel bir efsaneyi yazarken, Zahir'de saplantıyı anlattım.

Kişisel efsanenizi takip ettiğinizde yolunuzda ilerlerken, yol size öğretir. Amacınız sizi körleştirip sizi ona ulaştıracak olan yolu görmezden gelmenizi sağlamaz.

Diğer yandan saplantı, hayatın size öğrettiklerini farketme ve saygı duymanızı engeller.

Bu, hedefinize ulaşmak için engellerle karşılaşmamak gibidir.

Şunu farkettim ki, hayatın getirdiği korkular ve yaralara rağmen, hayaller için savaşmaktan vazgeçilmemelidir.

Borges'in yazdığı gibi "cesur olmaktan başka bir erdem yoktur".

Ve şu da iyi bilinmelidir ki cesaret korkunun varolmayışı değil, aksine, korkuya rağmen yola devam etmeyi sağlayan güçtür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder