17 Haziran 2011 Cuma

10 SN OKUMA - İşinize özen gösterin


Abin-Alsar çocukken babasıyla bir dervişin konuşmasına kulak misafiri olur.

“İşine özen göstermelisin”, demiş derviş. “Gelecek nesillerin hakkında ne söyleyeceklerini düşün.”
“Yani?”, demiş babası ve devam etmiş: “Öldüğümde herşey bitmeyecekmi zaten? Ne söyleyeceklerinin ne önemi var.”

Abin-Alsar bu konuşmayı hiçbir zaman unutmamış.

Tüm hayatı boyunca doğru şekilde davranmaya, işinin hakkını vermeye ve insanlara iyi davranmaya özen göstermiş.
Diğer insanları düşünmesiyle ün kazanmış.

Öldüğünde geriye, kasabasında yaşayan insanların hayatını iyileştirecek pek çok şey bırakmış.

Mezar taşında ise şu yazılıdır:
“Ölümle sonlanan bir yaşam, iyi değerlendirilmemiş bir yaşamdır.”

14 Haziran 2011 Salı

20 SN OKUMA: Taş


Dağın içinden geçmekte olan bilge bir kadın derenin içinde çok değerli bir taş bulmuş.
Ertesi gün aç bir yolcuyla karşılaşan bilge, yiyeceğini paylaşmak için çantasını açmış. Yolcu çantasındaki değerli taşı görmüş ve bilge kadından istemiş. Bilge kadınsa hiç çekinmeden vermiş taşı.

Yolcu elindeki hazinesinin tüm hayatı boyunca ona yetecek kadar değerli olduğu fikriyle mutlu olarak ayrılmış bilgenin yanindan.

Fakat birkaç gün sonra yolcu taşı bilge kadına geri vermek için dönmüş ve şöyle demiş:
"Taşın ne kadar değerli olduğunun farkındayım ancak onu sana geri getirmemin nedeni, ondan daha değerli birşey istemekti senden."
Ve devam etmiş:
"İçindeki, o değerli taşı hiç çekinmeden bana vermeni sağlayan şeyi bana verirmisin?"

9 Haziran 2011 Perşembe

15 SN OKUMA: ölüye hakaret et


Talebenin biri hocasına gitmiş ve Allah'ı memnun etmek için nasıl davranması gerektiğini sormuş.

- Mezarlığa git ve ölünün birine hakaret et - demiş hocası.

Çocuk gitmiş ve denileni yapmış. Ertesi gün tekrar hocasının yanına gelmiş.

- Bir tepki verdiler mi? diye sormuş hoca.

Çocuk "hayır vermediler" demiş.

- O zaman git ve onları öv demiş hoca bu sefer de.

Talebe itaat etmiş ve aynı gön öğleden sonra, yine ölünün bir tepki verip vermediğini soran hocasının yanına dönmüş.

- Hayır demiş talebe.

Bunun üzerine:

- Yaratıcıyı memnun etmek istiyorsan onlar gibi davranmalısın - demiş hoca ve devam etmiş

“Insanların hakaretlerine de övgülerine de değer verme; ancak bu şekilde davranarak kendi yolunu çizebilirsin.”

7 Haziran 2011 Salı

1 DK OKUMA: yol nasıl ortaya çıkmış


Günün birinde bir buzağı, otlağına dönmek için eldeğmemiş bir ormandan geçmek zorunda kalmış. Akılsız bir hayvan olan buzağı, dik yokuşları, çukurları, yamaçları ve türlü türlü engeberiyle çok eziyetli bir yol uydurmuş.

Sonraki gün köpeğin biri de ormanı geçmek için aynı yolu kullanmış. Derken bir gün bir sürünün lideri olan koyun da aynı yolu kullanmış ve bütün sürüyü oradan geçirmiş.

Sonra insanlar da eğile büküle, engellerle boğuşarak ve tüm bunlara haklı olarak sayıp söverek bu yolu kullanmaya başlamışlar. Ancak hiçkimse yeni bir yol bulmak için birşey yapmamış.

Uzun yıllar sonra bu yol kervanların geçtiği bir yol olmuş ve hayvanlar üzerlerinde ağır yüklerle normalde rahatlıkla yarım saatte gidebilecekleri bir mesafeyi 3 saatte binbir eziyetle gider olmuş.

Uzun yıllar geçmiş ve bu yol önce bir köye giden anayol olmuş, sonra bir şehrin ana caddesi olmuş. Herkes olabilecek en kötü yolun seçilmiş olmasından ve korkunç trafikten dolayı şikayetçiymiş.

Bunu gören bilge orman, insanların önlerinde hazır olan yolu, "acaba bu yol doğru seçim mi" diye sorgulamadan direk kör bir şekilde takip ettiğine gülmüş.